Karadeniz Günlüğüm || Geri Döndüm


    Merhabalar arkadaşlar, bugün Karadeniz-İstanbuldan döndüğümüzden beridir ilk defa bilgisayarın başına oturdum ve bir şeyler yazıyorum. İstanbuldan 15 Temmuz akşamı 22 civarı döndük. Hepinizin bildiği gibi bu akşam bizim dönüşümüz dışında çok daha önemli şeyler yaşandı. Eve gelir gelmez darbe haberini almamızla beraber televizyonu açtık ve hayatımın en uzun gecesi başladı. Her saniyesi korku dolu bir geceydi. Bu olayları yaşayan kimsenin aklından uzun süre daha çıkabileceğini sanmam.

    Öncelikle demokrasi şehitlerine Allah rahmet eylesin demek istiyorum. O gecenin videoları geldikçe ne kadar büyük yürekli olduklarını ve vatanları için canlarını verdiklerini görebiliyoruz. İkinci olarakta Allah bu darbede herhangi bir payı olan herkesin ortaya çıkmasını ve cezalarını sonuna kadar çekmelerini göstersin bizlere. Kalabalığın üzerine helikopterle ateş açmak, tankla halkı ezmek, TBMM bombalamak affedilemez.

    Bu yazım aslında bu olaylarla ilgili değil yine de herhangi bir şey yazmadan bugünkü yazıma başlayamadım. Allah bir daha böyle olaylar yaşatmasın. Vatanımızı, birliğimizi korusun.

    Karadeniz yolculuğumuz boyunca neler yaptığımızı yaptıkça notlar alarak biriktirdim. Bugün de günlük havasında sizlere sunuyorum. Umarım keyifle okursunuz.

    Mini Karadeniz yolculuğumuz için İstanbul'dan saat 9'a doğru yola çıktık. Asıl durağımız annemin ve dayımın memleketi olan Rize. Ancak İstanbul'dan 1200 küsür kilometre uzaklığında olduğu için bir gece Samsunda kalıp ertesi gün Rize'ye geçiş yapacağız.

    Samsunda bir gece dinlendikten sonra da Rize yolculuğuna başladık. Bu arada Samsundayken akşam Bafra pidesi diye bir şey yedik. Ben daha önce hiç duymamıştım. Tadı pide ama şekli pizzaya benziyor. Gelmişken yemeden geçmeyelim dedik :) 

    Rizeye annemin babaannesini ziyarete geldik biz aslında. Babaanne artık çok yaşlı olduğu için bizleri görmek istiyordu bizde kırmayıp gittik. O yüzden bu yazı gezi yazısından çok günlük tarzı bir yazı olacak.





    Rizeye vardığımızda ilk günümüz babaanneyle beraber geçerken ikinci gün Rize Kalesine gitme şansı bulduk. Rize Kalesine çıktığınızda Rizenin bütün yerleşim alanına kuş bakışı bakabiliyorsunuz. Manzarası gerçekten görmeye değer. Ayrıca kalenin en üst kısmında oturup vakit geçirebileceğiniz kafeler de bulunmakta. 

    İkinci gün bir tek kaleye mi gittiniz dediğinizi duyar gibiyim :) Amaa günün geriye kalanında akraba ve mezarlık ziyaretleri yaptık. 









    Üçüncü günümüzde kıbledağındaki kıbledağı camiisinde öğle namazını kılmak üzere yola çıktık. Ay o nasıl bir yoldu. Çık çık bitmedi. Aslında asfalt yol yapmışlar; ancak yolun bazı yerlerinde yağıştan dolayı büyük bozulmalar olmuş. Zaten bozulma olmasa da yollar çok dikti. Ayrıca rakım çok yüksek olduğundan siste çok fazlaydı. Eskiden insanlar bu dağdaki camiye gelerek dünya hayatından uzak ibadet ederlermiş. Bizde öğle namazımızı kıldıktan sonra tabi ki biraz fotoğraf çekilerek yolumuza devam ettik :) 
 






    Rizeden dönmeden önceki son günümüzde, Rizeye gittiğinde görmeden dönmenin yasak olduğu (şaka yapıyorum) Ayder yaylasına çıktık. 

    Açıkça söylemek gerekirse ben çok daha farklı bir yer bekliyordum. Gittiğimde böyle fazla oksijene mağruz kalacağımı falan zannettim ama öyle olmadı. Belki eskidendi o fazla oksijen; günümüzde bir çok hediyelik eşya dükkanlarının açılması, turistik bir yer olması sebebiyle oluşan kalabalık ve benzeri sebeplerden ötürü o oksijeni bulamamamız normal olabilir. 

    Yinede kamp yapmak için mükemmel bir yerdi. Bir çok çadırda gördük kıskanmadım diyemem :D Ağustos ayında ve kış aylarında yaylada festivaller düzenleniyormuş ve çok eğlenceli oluyorlarmış. Eğer gidecekseniz kesinlikle bu festival tarihlerine denk getirmelisiniz. 








    Rize dönüşümüzde yine tek seferde İstanbula gitmek yerine Fatsada ve Boludaki akrabalarımıza hem onları ziyaret etmek hem de bir gece konaklamak için uğradık. 

    Ve 13 temmuz çarşamba günü İstanbula dönüşümüzü yaptık. Eğer karadeniz turu yapmak gibi bir hedefiniz varsa bir kaç tavsiyede bulunmak istiyorum: 

1. Yakın bir yerlerde yaşamıyorsanız arabayla gitmesi çok zor, uzun ve yorucu oluyor. Uçakla giderek eğer araba ihtiyacınız olacaksa oradan kiralayarak daha verimli ve yorulmadan bir tatil geçirebilirsiniz. 

2. Tur ile giderseniz hem daha fazla yer gezebilirsiniz hem de daha fazla aktiviteler yapabilirsiniz. 

3. Eğer arkadaş grubunuzla gidiyorsanız ayder yaylasında kamp mükemmel bir fikir. :) 

Benim bugünlük yazım bu kadardı. Zaten çok uzun oldu sanırım. :) Dediğim gibi bu bir gezi yazısı değil günlük. Umarım keyifle okumuşsunuzdur.
    

Yorumlar

  1. Karadeniz en çok gitmek istedigim yer bol bol eglenmissiniz seni seviyorum asli abla

    YanıtlaSil

Yorum Gönder